Hijyen Eğitimi - Enmis Sosyal Hizmetler Temizlik San. Tic. Ltd. Sti
Hijyen Eğitimi

Hijyen Eğitimi

HİJYEN NE DEMEKTİR VE ÖNEMİ NEDİR?

Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümüne hijyen denilir.

Her insan kendi temizliğinden kendisi sorumludur. Çocuk yaşlarda anne, baba veya öğretmenler tarafından çoğu zaman bizzat yapılarak öğretilen temizlik uygulamalarının adolesan yaşa gelindiğinde kişinin kendisi tarafından uygulanması gerekmektedir. Temizlik sadece kirlenildiği zaman yapılmamaktadır. Örneğin; her sabah kalkıldığında yüzün yıkanması, çamaşırların değiştirilmesi ilk akla gelen temizlik uygulamalarıdır. Su ve sabun olmadan temizlikten bahsetmek olası değildir. Çağdaş toplumlarda kişisel temizlikte en fazla kullanılan araçların başında su ve sabun gelmektedir. Bunun yanı sıra banyo süngerleri, lifleri, diş fırçaları, el ve ayak temizliği ile vücut temizliğinde kullanılan fırçalar, tırnak makası ilk akla gelen temizlik araçlarıdır. Özellikle diş fırçası, tırnak makası kişisel kullanılan kişisel hijyende kullanılan araçlardandır.

Vücuda ait kişisel temizlik ile pek çok hastalığın önüne geçilmektedir. Birkaç örnek vermek gerekirse; ishalli hastalıklar, soğuk algınlıkları, cildin mikrobik hastalıkları, cildin mantar hastalıkları, bazı allerjik hastalıklar sayılabilir. Uygun bir vücut temizliği bir çok deri sorununun ve hastalığının ortadan kalkmasını sağlar.

El yıkama: Günlük yaşamda en fazla kirlenen organların başında eller gelmektedir. Kirli yüzeylere sürtünen  ve dokunan ellerin yıkanmadıkları sürece birer mikrop barınağı olmaya başladığı bilinmelidir. Bu nedenle ellerin düzenli olarak yıkanması gerekmektedir.

Eller ne zamanlar yıkanmalıdır?

v     Yemeklerden önce ve sonra

v     Yemek hazırlamadan önce

v     Diş, ağız , yüz, göz temizliği yapmadan önce

v     Tuvalet gereksiniminin giderilmesinden sonra

v     Kirli, tozlu bir işi tamamladıktan sonra

v     Dışarıdan eve geldikten sonra

v     Hasta olan bir yakınımızı ziyaretten sonra

v     Yukarıdakilere uyan hiçbir iş yapılmasa dahi gün içinde çeşitli saatlerde ( en azından iki saatte bir)

Tırnak temizliği: Tırnağın etle ayrıldıktan sonraki bölümünün altında kir ve yağ kolayca birikir. Ayrıca burada mikroplar barınabilir, tuvalet temizliği sırasında barsaklarda bulunan mikroplar ve parazit yumurtaları tırnak içine girebilirler. Bu nedenle tırnakların düzenli kesilmesi, banyo yaparken de tırnak fırçası ile fırçalanarak temizlenmesi gerekir. Bazı kişiler dişleri ile tırnaklarını koparmakta hatta yemektedirler. Sağlığa son derece zararlı olan bu davranışın bir alışkanlık haline gelmemesi gerekmektedir. Özellikle elde bulunan hemen hemen tüm pis maddelerin tırnak içlerinde biriktiği hatırlanırsa, bu davranışın ne kadar zararlı olduğu kolayca farkedilebilir.

El tırnakları yarım ay biçiminde, ayak tırnakları ise düz olarak kesilir. Ayak tırnaklarının yarım ay biçiminde kesilmesi tırnak batmalarına neden olabilir.

Yüz, göz ve kulak temizliği: Her gün özellikle sabah kalkıldığında su ve sabunla yüzün yıkanması gerekmektedir. Kullanılan sabunun deodorantlı olması yerine, yüzü kolayca temizleyebilen ve cildin kurumasına yol açmayan özellikte olmasına özen gösterilmelidir.

Görme bozukluğu olanların gözlük yerine kontak lens kullanması da oldukça yaygındır. Bazı kişilerin sadece göz rengini değiştirmek için yani estetik amaçlı kontakt lens kullandıkları  bilinmektedir. Kontak lens kullanımında temizlik çok büyük önem taşımaktadır. Bu temizliğe ilk gün nasıl uyuluyorsa kontak lens kullanıldığı sürece de çok titizlikle uyulması gerekmektedir.

Bazen özellikle kızlar güzelliklerini daha belirgin hale getirmek için başta göz çevresi ve kirpikler olmak üzere makyaj amacıyla yüze sürülen çeşitli maddeler kullanmaktadırlar. Öncelikle bu maddelerin kaliteli olması çok önemlidir. Buna rağmen göz çevresinde ve yüzde mikrobik ya da allerjik sorunlarla karşılaşılabilinir. Makyaj yapılıyorsa her akşam yatmadan önce muhakkak göz çevresinde ve yüzde kullanılan makyaj artıkları uygun solusyonlar kullanılarak ya da su ve sabunla temizlenmelidir.

Kulak temizliğine kulak arkasının temizliği ile başlanmalıdır. Kulak içine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Dış kulak yolunun zedelenmesi tehlikeli iltihaplanmalara neden olabilir.

Son yıllarda erkekler de kulaklarına küpe takmakla beraber genellikle kızların küpe takması daha geleneksel bir uygulamadır. Kulağa küpe takarken bunun kulakta allerji yapabileceği bilinmelidir. Bu nedenle kullanılacak küpelerin allerji yapma özelliği çok az olan altın ya da gümüşten yapılanları tercih edilmelidir.

Klipsi olmayan küpe kullananlar kulak memesinde delik açtırmaktadırlar. Bu deliği açarken kullanılan delici aracın ve peşi sıra takılan ip ya da halkanın muhakkak mikropsuz olması gerekir. Aksi takdirde kulak memesinde çok tehlikeli durumlara yol açabilecek iltihaplanmalar görülebilir. Ayrıca kulak memesine delik açılırken bugün için çok yaygın hale gelmiş kan yolu ile bulaşabilen hastalıklar bulaşabilir.

Saç temizliği: Saçlar başın üzerindeki kıl köklerinden uzayarak büyüyen kıllardır. Kıl köklerindeki bezlerden salgılanan maddeler yağlı bir özellik taşımaktadır.

Sağlıklı saçlar için düzenli biçimde yıkanmak gerekmektedir. Normal bir saçın haftada en az bir ya da iki kez yıkanması gerekmektedir. Yağlı saçlar ise daha sık yıkanmalıdır. Saçlar temiz su ile iyice durulandıktan sonra kurutulurken nazik bir biçimde fırçalanmalıdır. Saçların kurulanmasında yumuşak bir havlu kullanılmalıdır. Kurulama işlemi nazik olmalıdır. Eğer sert bir havlu kullanılır ya da çok şiddetli ovulursa saçların uçları çatallanabilir. Saçlar elektrikli kurutucularla kurutulabilir. Ancak kurutucunun saça çok yakın tutulmaması gerekmektedir.  Saçlara çok yakın tutulacak olursa saçlı deri ve saçların yanmasına neden olabilmektedir.

Saçların yıkanması için kullanılan sabunların ve şampuanların esasını kolay çözünebilir özellikteki yağ eritici bir madde oluşturur. Şampuanlara ayrıca koku, renk ve yoğunlaştırıcı maddeler eklenir. Bu eklenti maddelerinin saçlı deride tahrişe yol açabilmesi mümkündür. Piyasada bulunan şampuanlarda kullanılan bazı maddeler allerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir. Bu nedenle şampuan seçiminde,  niteliği bilinmeyen maddelerden kaçınılmalıdır.

Banyo yapma: Mümkün olduğunca sık sık insan vücudu yıkanmalıdır. Özellikle deri yüzeyinde bulunan mikropların, yığılan kirlerin, ter ve diğer bileşiklerin uzaklaştırılması ve dökülen yüzeyel hücrelerin atılması içinde bu uygulama gereklidir. Banyo yaparak hem beden temizlenir hem de ruhsal bir rahatlama sağlanır. Banyo insanın kendisini zinde ve mutlu hissetmesini sağlar. Yıkanma 30-40 derecenin üzerindeki sıcaklıkta, su ve sabun kullanılarak derinin ovulması ve kirin akıtılmasıdır. Ter, yağ, diğer deri bezleri salgıları, deri üzerindeki mikroplar, deri döküntüleri, toz, çamur,  v.b. birleşerek kir denilen tabakayı meydana getirir. Yıkanma sırasında yıkanmayı kolaylaştıracak araç ve gereçlerden yararlanılabilir. Lif, kese mekanik etkinliği artırmak için yarar sağlayabilir. Lifler sabunun vücuda daha etkin olarak uygulanmasını sağlamaktadır. Sırt bölgesinin sabunlanmasında uzun saplı banyo fırçalarından yararlanılabilir.

Ağız ve diş sağlığı: Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünya da en önemli sağlık sorunları  arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir. Dişleri taşıyan dokunun hastalıkları önemli sağlık sorunlarındandır.

Yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması zorunludur. Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma, bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama, ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir.

Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği  dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır.

Diş fırçalama tekniği: Dişleri korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça  naylon  orta sertlikteki fırçalardır. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere  düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça  kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.

Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak  fırçalama sürdürülür.

1.      Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Fırçalama sert darbeler halinde değil yumuşak ve daireler çizecek biçimde yapılmalıdır.

2.      Daha sonra arka dişlerin dış yüzeyleri fırçalanır. Bu işlemde fırça diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilerek yapılır.

3.      Daha sonra alt dişler  fırçalanır. Bu işlem de kısa ve yumuşak darbelerle yapılmalıdır.

4.      Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.

5.      Dişlerin arka yüzeyi fırça eğik tutularak temizlenir .

6.      Fırçalama işleminin  en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.

Diş fırçası kişiye ait bir araçtır. Başkasının diş fırçası kullanılmamalıdır. Diş fırçaları bir kaç ayda bir en geç altı ayda bir değiştirilmelidir.

İç çamaşır temizliği: Her banyodan sonra iç çamaşırlar değiştirilmelidir. Aşırı terleme ve kirlenme durumlarında yıkanma olanağı yoksa da iç çamaşırları değiştirilmelidir. Çeşitli nedenlerle banyo yapılamadığı durumlarda iç çamaşırların iki-üç günde bir değiştirilmesi gerekmektedir. Spor yaparak, aşırı yorucu işler yaparak fazla terlenildiği durumlarda muhakkak banyo yapılmalı ve iç çamaşırlar değiştirilmelidir.

Vücut kokusu: Vücut kokusunun kaynağı vücut yüzeyinde  bulunan mikropların (bakterilerin) teri parçalamasına bağlı olarak meydana gelmektedir. Koku meydana getiren vücut bölgeleri ayaklar, kasık ve koltuk altlarıdır. Bu bölgelerin hafif bir sabunla ve suyla günlük olarak yıkanması gerekir. Daha sonra bir deodorant veya ter önleyici uygulanabilir. Vücudun terleme oranının artması kokunun da artması anlamına gelecektir. Aktif bedensel işlevler vücuttan çıkan ter miktarının artmasına neden olmaktadır. Bedensel etkinliği fazla olmadığı halde ter bezi salgısı yüksek olan kişiler veya yaşlar olabilir. Bu durum adolesanda ortaya çıkabilir.

Meme temizliği ve bakımı: Kızlarda meme gelişimi başladıktan bir kaç sene sonra sütyen giyme gereksinimi doğmaya başlayacaktır. Genç kız ne zaman sütyen giyme gereksinimi olduğunu en iyi kendisi anlar. Genç kız bluzunun altından göğüslerinin görünmeye başladığını hissederse veya spor yaparken göğüslerinden rahatsız olursa, sütyen giyme zamanı gelmiştir. Özellikle göğüsleri ağır olan genç kızların muntazam olarak sütyen giymesi gerekmektedir, aksi taktirde göğüslerde sarkma olabilir ve tekrar düzelmesi oldukça zordur.

Bir genç kıza sütyen almasında yardımcı olabilecek en yakın kişi annesi veya ailesinden birisidir. Öncelikle hangi boy sütyen alınmasına karar vermek gerekmektedir. Bunun için öncelikle göğüs çevresi göğüs altından mezurle ölçülür, bu beden sütyenin büyüklüğünü vermektedir. Ikinci ölçüm ise kalıp için gerekmektedir. İkinci ölçüm göğüsün meme uçlarından yapılan ölçümüdür. Göğüs altı ile göğüs uçları arasındaki ölçümler arasındaki fark hesaplanır. Bu fark 15 cm den az ise “B” kalıbı, 15-22 cm arasındaysa “C” kalıbı ve 22 cm den büyükse “D” kalıbıdır. Sütyen alırken mağazada bulunan satış elemanları büyüklük ve kalıp açısından yardımcı olabilirler, ayrıca giyinme kabini olan mağazalarda deneyerek almak da mümkündür. İlk defa sütyen takarken pamuklu dokumadan olanlar, göğüsleri rahatça saran ve destek olanlar tercih edilmelidir. 

Sütyen doğrudan vücuda giyilen bir çamaşır olup, sık sık değiştirilmesi gerekmektedir. Sütyenlerin yıkanma kuralları ise genellikle üzerinde bulunan kullanım kılavuzunda bulunmaktadır.

Dış Genital Organ Temizliği: Kıllı deride ter bezleri çok daha fazla sayıdadır. Bu nedenle terleme ve terleme sonrasında koku çok daha rahatsız edici olabilir. Bunun yanı sıra terlemeden dolayı kirlenme ve ciltte mikropların yerleşmesi çok daha kolay olmaktadır. Mikroorganizmaların bu bölgelere yerleşmesi ile kaşıntı, kızarıklık, şişme, ağrı ve o bölgede ısı artışı gibi iltihabın belirtileri görülmeye başlar. İltihap yalnızca bu bölgede kalmayabilir, başka bölgelere de geçebilir. Yayılan iltihabın tedavisi ise çok daha zorlaşmaktadır.

Adet döneminde temizlik ve bakım nasıl yapılmalıdır ?

Bir genç kızın adet döneminde özellikle dikkat etmesi gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Adet döneminde banyo yapmanın sakıncalı olduğu tarzda bazı görüşler bulunmaktadır. Banyo yapmak sakıncalı olmadığı gibi, beden temizliği bölümünde de bahsedildiği gibi cilt temizliği açısından yararlıdır. Ancak özellikle adet döneminde yıkanırken bazı kurallara dikkat edilmesi gerekmektedir. Kızlara banyo yaparken içi su dolu bir küvette yapmaları önerilmemelidir. Küvetin temizliğine ne kadar dikkat edilse de küvet içinde bazı mikroplar bulunabilir. Bu mikroplar kolaylıkla kadın üreme organlarına geçebilir ve yerleşerek iltihaplara neden olabilir. Adet döneminde kadın üreme organlarından uterusun (rahmin) iç duvarı atılmakta olup, uterus içi mikropların çok sevdiği bir ortam özelliğini taşımaktadır. Bu nedenle genç kızların ayakta ya da başkaları tarafından kullanılmayan temiz bir taburede oturarak yıkanmaları önerilmelidir.

Eğer sık olarak banyo yapma olanağı yoksa, adet döneminde dış üreme organlarının temizlemesi gerekmektedir. Bunun nedeni ise, adet sırasında uterusdan gelen kan kullanılan pet ile dış üreme organları arasında birikmektedir. Dış üreme organlarında biriken bu kan artıkları yine mikropların yerleşmesi ve üremesi için oldukça uygun bir ortam oluşturmaktadır. Cildin üzerinde yaşamakta olan mikroorganizmalar vardır. Cilt temizliğine dikkat edilmediği zaman bu mikroplar cilde zarar verecek şekilde üremeye başlar. Bunun yanı sıra bu bölgede idrar yolu çıkışı bulunmaktadır ve bağırsakların çıkışına da yakındır. Bağırsaklardan atılan gaita (büyük abdest) içinde mikroplar vardır, tuvalet sonrası temizliğin iyi yapılmadığı veya  yanlış (arkadan öne doğru) yapıldığı durumlarda  mikroplar kolaylıkla bu bölgeye ulaşabilmektedirler. Dış üreme organlarına gelen bu mikroplar yalnızca burada yerleşmekle kalmaz, bu bölgeden içeriye doğru rahatlıkla giderek iç üreme organlarında da iltihap oluşmasına neden olabilirler.

Adet döneminde dış üreme organlarının temizliğinin yanı sıra kullanılan pedlerin temizliğine de dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu dönemde adet kanının külot dışına çıkmaması ve bazı maddeler içinde toplanma uygulaması yapılmaktadır. Adet döneminde uterus iç duvarının atıldığı ve mikropların böyle bir ortamda rahatlıkla yerleşebilirler. Bu nedenle çamaşır içine konan kanı emmesi istenen materyalin temiz olması gerekmektedir. Adet döneminde kullanılması için üretilen özel pedler bulunmaktadır. Pedler temiz olarak üretilmektedir ve kullanım kolaylığı da bulunmaktadır. Pedler külot içine yerleştirilmekte, pette bulunan koruyucu tabaka emilen adet kanının çamaşıra geçmesini önlemektedir.  Ancak ped kullanımı sırasında uyulması gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Pedler bir defa kullanılmalı, kanama durumuna göre sık sık değiştirilmelidir (bir ped asla 6 saatten uzun kullanılmamalıdır). Gece kullanımına veya kanamanın fazla olduğu durumlara yönelik özel pedler üretilmektedir. Gece uzun süre kalan değiştirilmeyen pedlerin sabah değiştirilmesi gerekmektedir. Pedlerin kullanılmadan önce saklanmasında ve kullanımı sırasında da uyulması gereken kurallar bulunmaktadır. Ped açıkta taşınmamalı, özellikle dış üreme organlarına temas edecek yüzü asla kirletilmemelidir. Sadece taşıma değil kullanım öncesi el temizliği de önemlidir. Ellerin sabunlu su ile yıkanmasına ve yine özellikle dış üreme organlarına temas edecek yüzünün olabildiğince ellenmemesine gayret edilmelidir. Pedler kullanım sonrası üretilen küçük torbalara konmalı ya da önerildiği şekilde katlanarak çöp kutusuna atılmalıdır. Pedler suda erimeyen materyal olduğu için tuvalete atılmamalı ve kapatılmadan açıkta bırakılmamalıdır.

Bazı kişilerde adet döneminde pamuk kullanmaktadır. Pamuk adet döneminde veya adet dönemi dışında akıntılar için dahi olsa kullanımı hiç önerilmeyen bir materyaldir. Pamuk kolaylıkla ayrılabilen bir materyal olup, ayrılan parçacıklar dış ve iç üreme organlarına rahatlıkla yapışabilir ve kan olan pamuk parçacıklarının üzerinde mikropların da üremesi ile üreme organ iltihaplarına neden olabilir. Pamuk kullanımı özellikle isteniyorsa, o zaman pamuğun temiz bir gazlı bez ile sarılarak kullanılması önerilebilir. Değiştirme sıklığı, saklanması ve uygulanması sırasındaki öneriler bez ile aynıdır.

Sağlıklı giyinme: Sağlığın korunabilmesi için dış ortam koşullarına göre giyinilmesi gerekir. Giyecekler hava, mevsim ve sıcaklık şartlarına uygun olmalıdır. Giyecek araçlarının allerji yapmayacak, teri emebilecek özellikteki maddelerden yapılması gerekmektedir. Vücudun kirlenmesine yol açabilecek işlerde önlük, ellerin kirlenmesine yol açabilecek işlerde eldiven giyilmelidir. Ayrıca yapılacak iş sırasında elleri, vücudu, gözleri, kulakları ya da başın korunmasını gerektiren bir durum ya da tehlike varsa özel koruyucu kıyafetler giyilmelidir. Bu giyecekler tüm iş uygulaması süresince çıkartılmamalıdır.

Giyeceklerde aranacak başlıca özellikler şöyle sıralanabilir:

1.             Vücudu dış ortamın tüm etkilerinden korumalıdır.

2.             Sıcak havalarda güneşten korumalıdır.

3.             Tehlikeli maddelerin ve etkilerin vücuda zarar vermesini önlemelidir.

4.             Mümkün olduğunca teri emebilen, allerji yapmayan doğal maddelerden yapılmalıdır.

5.             Büyümeye ve serbest harekete olanak vermelidir.

Dar giyeceklerden kaçınmalıdır. Dar giyecekler aşırı terlemeye yol açarken,  terin emilimini de önler. Giyecek katları arasında hava dolaşımının engellenmesi bakterilerin ve mantarların üremesini kolaylaştırır. Su geçirmeyen, nemi emmeyen giyeceklerin sürekli kullanılması da aynı etkiyi yapar.

Call Now Button